Eğlence Danışmanınızdan Ağustos ayında yazın keyfini ve şehrin tadını doya doya çıkarabileceğiniz mekan önerileri…

Martinez

Martinez İstanbul
Etiler’de bulunan Akmerkez’in en alt katındaki Martinez İstanbul, nisan ayı itibariyle kapılarını misafirlerine açtı. Kendinizi Güney Fransa’da hissetmenizi sağlayan, ferah ve taze çiçek ve renk kombinasyonlarıyla farklı bir tecrübe yaşamak isteyenler için ideal bir mekan. Nihat Sancar imzalı bir menüye sahip mekanın en fazla beğenilen yiyecekleri olan Trüflü Papardella, Sushi, Ahtapot Carpaccio, Humus Yatağında Zengin salatasını mutlaka denemenizi öneririz. Kokteyllerinden de en çok SmokyMartinez, Burning Man, Floral Affect kokteylleri ilgi çekiyor. Yılların tecrübesiyle hazırlanmış kokteyllerin tümünü rahatlıkla deneyebilirsiniz.

Yaz/kış kullanılan büyük bahçeli bir dış mekan ve güzel bir bar bulunan bir iç mekandan oluşan Martinez’in dekorasyonunda yeşil bitkilerin kullanılması mekanda oldukça doğal ve aydınlık bir hava yaratmış. İç mekanın güzelliğinin yanı sıra dış mekanda da vakit geçirme imkanı sunan Martinez İstanbul sizlere İstanbul’un en kalabalık caddelerinden birinde oturduğunuz hissini unutturmayı vadediyor.

naomi

Naomi Sushi Bar
İstanbul’daki suşi alternatiflerinin arasından sıyrılmayı başaran Naomi Sushi Bar Nişantaşı’nda bulunuyor. Dekorasyonuna bakılacak olursa diğer sushi mekanları gibi zorlama bir Uzak Doğu esintisi yaratmak yerine Avrupai bir havayla dekore edilmiş olması restoranın ilk dikkat çeken özelliği. Sadece lavabo kısmında bulunan, Uzak Doğu esintisi taşıyan dekorlar mekana keyifli bir hava katmayı başarmış.

Mekanın benzer alternatiflerinden ayrılmasını sağlayan en önemli özelliği olan mutfağının Peru soslarıyla zenginleştirilen bir füzyon mutfağından etkiler taşıdığını belirtmeliyiz. Naomi’nin suşi bar olmasının ayırt edici özelliği şefin omakase yapması. Tıpkı sevdiğiniz tatları bir barmene söyleyip sizin için hazırlayacağı kokteyli merakla beklemeniz gibi burada da Perulu şef Giovanni Martinez’e sevdiğiniz suşi tatlarını söylüyorsunuz, o da yaratıcılığını konuşturarak menü dışında füzyon bir lezzet sunuyor.

Kapalı alanının dışında Naomi Sushi Bar’da açık hava alternatifinin de bulunması mekanın, yazın kapalı mekanlarda oturmak istemeyenler tarafından tercih edilmesini sağlıyor. Çok büyük olmayan mekan oldukça güzel döşenmiş. Minimal detaylarıyla şirin kahve dükkanlarını andırıyor ve bunun sayesinde sıcak bir ortam yaratıyor. Naomi Sushi Bar’ın menüsünün en sevilen seçenekleri arasında Ebi Hotate Chili, Somon Saşimi, Unagi Maki Roll, California Roll ve NaomiRoll geliyor. Evlere paket servis hizmeti de buluyor.

Goodville

Goodville
“Güzel olan her şey mevsiminde güzel, güzel olan her şey ise Goodville’de” mottosunu kendine benimseyen Goodville, Kanyon Avm’nin hemen karşısında bulunuyor. Mottosundan da anlaşılacağı gibi, mekanın en önemli özelliği her şeyin taze olması. Hazırlanan yiyeceklerde mevsimin taze meyve ve sebzeleri kullanıyor ve bu yüzden de mevsimlere göre menüsü de değiştiriliyor. Mutfak düzeni yarı açık olarak tasarlandığı için yemeklerinizi mutfağın temizliğinden şüphe etmeden, gönül rahatlığıyla yemeniz mümkün oluyor.

Dekorasyonuna bakacak olursak oldukça samimi bir ortam yaratıldığını söyleyebiliriz. Mekanın içindeki koltuklar ve sıcak ambiyansı sayesinde kendinizi evinizde hissetmeniz mümkün. Oldukça ferah ve aydınlık olan mekan içine girildiğinde modern bir evin salonuna girilmiş hissi uyandırıyor.

Goodville’de her çarşamba akşamı saat 19.30’da canlı caz geceleri düzenleniyor. Ayrıca cuma geceleri de “70’lik gece” adlı bir rakı gecesinin keyfini nostaljik şarkılar eşliğinde çıkarmanız mümkün.

bosphorus.dubbindian

Dubb Indian Bosphorus
Dünya’nın en zengin mutfaklarından biri olan Hint mutfağını İstanbul severlere en iyi şekilde sunmayı başaran Dubb Indian Bosphorus, Hilton Oteli’nin 9. katında bulunuyor. Mekan her ne kadar bir Türk tarafından açılmış olsa da şefinin Hintli olduğu yemeklerin birebir Bombay’da yemek yiyor hissi uyandırmasından anlaşılıyor.

Dubb Indian Bosphorus, Hint mutfağının geleneksel lezzetlerini kış aylarında Hilton Istanbul Bosphorus’un 9. katındaki Boğaz manzaralı restoranında, yaz aylarında ise yeşillikler içindeki bahçesinde bulunan restoranında sunuyor. Yaz kış Hint mutfağından vazgeçmek istemeyenlere hizmet veren restoran oldukça ferah bir ortama sahip. Masalar arasında yeterli mesafenin olması insanların otururken rahat etmesine olanak sağlıyor. En fazla tercih edilen tatlar; Chicken Tikka, yoğurtlu Lasooni Malai Tikka ve Hint usulü levrek. DubbIndian Bosphorus’un konumu misafirlerini büyüleyen bir manzaraya da sahip. En çok tercih edilmesinin nedenlerinin başında da bu geliyor. Misafirler boğaz manzarası eşliğinde yemeklerini yerken arkadan da hafif bir etnik müzik dinletisi sunuluyor. Mekana gitmeden önce mutlaka rezervasyon yapmanızı öneriyoruz.

Alancha

Alancha
Maçka’da bulunan Alancha, misafirlerine Anadolu mutfağının eşsiz tatlarını sunarken 7 bölgenin yemeklerinden aldığı ilhamla Anadolu misafirperverliğini İstanbul severlerle buluşturmayı hedefliyor. Üç katlı olan mekanın tasarımı Kemal Demirasal’a ait iken, mutfağının başında ise çok yetenekli ve yurtdışında çalışmış bir şef olan Deniz Temel bulunuyor. Bu iki yetenekli kişi de bilgi ve tecrübelerini mekanı daha iyi bir hale getirmek için kullanıyor ve işlerinde detaya inerek en iyi sonuca ulaşmayı hedefliyor. Bu durum mekanın özellikle gastronomi alanında görülmesi gereken yerler listesine girmesini sağlıyor.

Mekanın ilk katında tadım menüleri arayanlar için yemekler sunuluyor. Bu kattaki menüler mevsime göre değişiklik göstermekle beraber özellikle hangi mutfaktan esinlendiniz sorusuna İskandinav mutfağı olarak cevap veriliyor. Üst katında ise chefstabe bulunuyor. Buradaki menü uzun süren araştırmalar sonucunda Kavimler Göçü’nün de tarihinden yardım alınarak hazırlanmış. En alt kat ise bir restorandan ziyade kişisel gelişim alanı olarak tasarlanmış. Bu kısımda bir kütüphane bulunuyor. Mekanda her çarşamba saat 21.30’da Kürşat Başar Orkestrası ve Seran Bilgi performansı da sergileniyor. Bu sayede misafirler sadece yeni tatlar keşfetmekle kalmayıp bunun yanında oldukça leziz bir müzik şölenine de tanıklık ediyor.

parkfora

Park Fora Ortaköy
Harika bir boğaz manzarası, uluslararası mutfak deneyimi ve yılların tecrübesinden vazgeçmek istemeyenler için ideal bir mekan olan Parf Fora Ortaköy Muallim Naci’de konumlanmış bir restoran.

Menüsünde daima o mevsimin en taze olan balıklarını yer veren mekan, balık ürününü ana yemekler, mezeler ve salatalar dahil olmak üzere tüm tatlarda en iyi şekilde kullanmayı başarıyor. Soğuk mezelerinden Somon Marin ve Levrek Marin ise en fazla tercih edilenler arasında yer alıyor. Müşterilere, onları Park Fora Paella’sı ile Valensiya kıyılarına, Moule Mariniere’si ile ise Fransız denizcilerle seyahate çıkarmayı vaat ediyor. Mekan tamamen balık temasıyla dekore edilmiş.

Türkiye’nin en büyük kral yengeç akvaryumuna sahip olan restoran bu özelliğiyle de bir ilke imza atıyor. Ayrıca mekan dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerine sunduğu eşsiz deniz manzarası sayesinde İstanbul’un klasiklerinden biri olma özelliğini elinde tutmayı başarıyor.

parle

Parle
Bünyesinde uluslararası ve füzyon mutfaklarının en başarılı örneklerini barındıran ve birden fazla Avrupai restoranıyla mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri olan Zorlu Center bu kez de Güney Fransa’da hissetmek isteyenlere özel Parlé restoranı ile göz dolduruyor. Paris havası solumanızı sebep olan ve kendinizi Paris’in şık cafelerinden biraz daha göz dolduran bir restoranda hissetmenizi sağlayan mekânda, ayna ve cam şişelerin yoğunlukta kullanıldığı modern ve şık bir mimari dikkat çekiyor.

Mekânın en beğenilen özelliklerinden birisi olan zengin menüsü, 15 yılı aşkın bir süredir Türk ve dünya mutfaklarına ait pek çok yemeği yeniden yorumlayarak tadına tat katan Sadık Ilgaz ve ekibinin ellerinden çıkıyor. 150 farklı tat ve aromaya sahip oldukça zengin bir şarap menüsüne sahip olan mekân, kokteyl ve alkollü içecekler açısından oldukça tatminkâr.

Oldukça zengin ve birbiriyle uyum içerisinde olan tatların yer aldığı menüsüne bakıldığında ilk göze çarpan ve mutlaka denenmesi gereken lezzetler olarak salata çeşitleri, ev yapımı makarnalar ve risottolar, İspanya esintili tapaslar ve bonfile ızgara ve kaz ciğeri yerini ön sıralarda alıyor. Sonrasında ise yemeğin belki de en iz bırakan bölümünde yer alan Parlé usulü bal kabağı tatlısı, çikolatalı brownie kek ve  mascarpone cheesecake bir sonraki ziyareti garanti edercesine damaklarda unutulmaz bir iz bırakıyor.
İç ve dış mekâna sahip olan restoran öğle ve akşam yemeklerinin yanı sıra iş çıkışları için de Fransız mutfağından vazgeçemeyenler için keyifli bir alternatif olacaktır.

Back-Up Eğlence Danışmanı Handan S. Uzandaç