Çalışmak ve Uyumak
21. yüzyılda hayat, birçok kişi için çok fazla değişken içeren yoğun ve hareketli bir hal almış durumda. Kariyer, aile, hobi, bireysel gelişim ve eğlence için zaman harcayalım derken çoğu zaman uykumuzdan vakit çalabiliyoruz. Bazen isteyerek ve bilerek de olsa, çoğu zaman hayatın getirdiği yük, stres ve diğer etmenler karşısında uyku düzenimiz bozulabiliyor ve bu da yaşam kalitemizi kötü etkiliyor.

Uykunun insan hayatındaki önemini anlatmaya her ne kadar gerek olmasa da iş hayatı üzerindeki etkileri ve bu konuda neler yapılabileceği üzerinde yapılan araştırmalar günlük hayatta çok fazla dikkate alınmıyor. İçinde bulunduğumuz teknoloji çağında yaptığımız işin aslında her daim günlük hayatımızın içinde olduğunu düşünürsek iş ve uyku arasındaki ilişkiyi ve dinamikleri anlamak çok önemli bir rol oynuyor.

Uyku, birçok çalışanın problem yaşadığı bir konu ve hem genel sağlığımızı hem de şirketlerdeki genel başarıyı etkilediği için çalışanları olduğu kadar yönetimi de etkiliyor.

psk_1711_3Çalışanlarda Uyku Problemi
Uyku problemlerinin birçok çeşidi olmasına rağmen en sık görülen uyku problemleri arasında uykuya dalmada zorlanma, uykuyu aralıksız sürdürememe, çok erken saatlerde istem dışı uyanmalar yer alıyor. Bu problemlerin arkasında birçok faktör yer alıyor, ancak biz bu yazımızda daha çok iş hayatından kaynaklanan uyku problemlerine odaklanacağız.

İsveç’te 2011 yılında 3065 çalışanla yapılan bir araştırma, yapılan işin özellikleri/çalışma şartları ile uyku problemleri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Uzun çalışma saatleri, vardiyalı çalışma, fazla iş yükü, stres, zayıf/yetersiz sosyal destek ve yönetici desteği, başarı-ödül dengesizliği, organizasyona ilişkin adaletsizlikler, mobbing gibi birçok çalışma koşulu uyku kalitesini etkileyebiliyor. Aslında bu durumların birçoğu çalışanda stres, endişe gibi psikolojik etkiler bıraktığından, uyku kalitesi kötü etkileniyor, dolayısıyla uykunun gün sonunda çalışanın sağlığını etkileyen her türlü koşul üzerinde etkisi olduğundan bahsetmek mümkün.

2013 yılının sonunda Amerika’da yapılan bir ankette 1139 çalışanın %76’sı haftanın birçok gününde yorgun olduğunu, %30’u uyku kalitesinden memnun olmadığını, %15’i de haftanın en az bir günü iş yerinde uyukladığını belirtmiş.

psk_1711_2Kalitesiz Uyku Ne Gibi Problemlere Yol Açıyor?
Kalitesiz uykunun bireyin yaşamında ne gibi etkileri olduğuna baktığımızda; kalp rahatsızlıkları, bağışıklık sisteminin zayıflaması, zihinsel süreçlerde (hafıza, karar verme vb.) gerileme, obezite, yemek düzeninin bozulması, genel iyilik halinin kötüleşmesi ve depresyon gibi birçok sorun sayılabilir. Tüm bunlarla beraber uykunun iş hayatındaki etkilerine baktığımızda özellikle yorgunluk ve bununla beraber gelen devamsızlık problemi, devamsızlık olmadığı durumlarda ise performans kaybı gibi önemli sorunlar göze çarpıyor. Kalitesiz bir uyku ayrıca ruh hali değişikliklerine ve bilişsel aktivitelerin zayıflamasına neden olabiliyor; bu da doğal olarak iş yerinin ve çalışma hayatının daha negatif algılanmasına neden olabiliyor. Verimliliğin ve üretkenliğin azalması bu durumun devamında yaşanacak diğer problemlerden bazıları.

Bu şekilde oluşan değişiklikler zamanla yöneticilerin ve diğer çalışanların davranışlarını ve yaklaşımlarını da değiştiriyor. Gün sonunda yönetimden ve iş arkadaşlarından alınan destek, sosyal iletişim, kontrol ve taleplerde ciddi farklılıklar oluşuyor. Uyku yetersizliği aslında tükenmişlik sendromuna kadar gidebilecek bir sorun, bu yüzden çalışanın sağlığının bozulmasının yanında, yönetim açısından da ciddi zararlar doğurabilecek bir konu.

Neler Yapılabilir?
Yapılan araştırmalarda, uyku problemi yaşayan çalışanların yaklaşık %76’sının yatağa girmeden önce çok televizyon seyrettiği, %22’sinin fazla kafein aldığı, %82’sinin ise alkol tükettiği belirtilmiş.

Ulusal Uyku Derneği’nin 2008 verilerine göre ise uzun çalışma saatleri daha kısa uyku süresine, daha kısa uyku süresi de iş aksaklıklarına yol açabiliyor.

Yöneticilerin ve İnsan Kaynakları çalışanlarının, çalışanların uyku kalitesini etkileyen faktörlerin kontrol edilebilir olanlarına odaklanmaları gerekmektedir. Öncelikle bu konuda farkındalık yaratmaları ve sağlıklı bir uyku için neler yapabileceğini eğitim, poster, e-posta gibi çeşitli yollarla insanlara duyurmaları çok önemlidir. Bu sorunla ilgili yapılabileceklerin başında beslenme düzeni, egzersiz ve uyku alanının düzenlenmesi gelir.

Aynı zamanda, iş-yaşam dengesi konusunda önleyici tedbirler alınması, çalışma koşulları ile ilgili gerekli görülen düzenlemelerin yapılması, düzenleme yapılamayan durumlarda (örneğin vardiyalı çalışanlar) neler yapılabileceğinin belirlenmesi gerekiyor. Yine eğitim, seminer, psikolojik destek ve koçluk bu konuda etkili yöntemlerden bazıları olabilir.

Back-Up Psikoloji Rehberi Avita Çalışan Destek Hizmetleri