Özel bir stil için: Özel dikim gömlek…

Bir erkeğin olduğu kadar bir kadının da en kadim dostu şüphesiz gömlek… Özellikle çalışan kadını anında yönetici moduna sokuveriyor. Gömleğin vücuda oturmasıysa bluz ve t-shirt’lerden daha karmaşık bir konu. İdeal olan, vücuda göre dikilmiş olanı… Ben de özel dikim bir gömlek edinmek için Nişantaşı’nda yollara düştüm.

Abdi İpekçi Caddesi’nde hala yer var demek ki… Yeni yeni mağazalar nasıl oluyor da yer bulup açılıyor, anlaması güç. Güzel bir gömlek diktirebilmek için bir dikim evi ararken doğru adresi buldum. Vitrindeki erkek takım elbise ve gömlekleri beni yıldıramadı… Madem bayanlar olarak erkeklerden bunca parçayı ödünç alıp dolabımıza kattık, içeri girip bayanlara da dikim yapıp yapmadıklarını sormadan olmazdı. İçeri girince oldukça maskülen bir hava sarıveriyor insanı. Koyu ahşap mobilyalar, loş ışık ve içerideki oda kokusu İngiliz düklerinin malikanesine girmiş gibi hissettiriyor insanı.
Dikim evinin sahibi tam anlamıyla “jilet gibi”… Tarzıyla sokaklarda göremediğimiz beyleri görmemizi sağlayacağının sinyalleri üzerinde gizli. Bu işin hakkını vereceğinin garantisi kendisi adeta. Beni karşılıyor ve başlıyoruz özel dikimden dem vurmaya.

Sohbetimiz devam ederken çok özel bilgiler ediniyorum.

Takım Elbise:
• Siluet bakımından giysi ne kadar uçlara kayarsa ömrü o kadar kısa demektir.
• Takım elbiselerde ana unsur cekettir ve ceket omzu da bir ceketin siluetinin belirlenmesinde en önemli kısımdır.
• Omuzlar, altındaki vücut yapısına tam olarak oturmalıdır. Omuzlar başınızı çevreledikleri için, gereğinden fazla geniş olduklarında başınızı olduğundan küçük; dar olduklarında da olduğundan büyük gösterecektir.
• Cekette bir diğer önemli unsur ceket boyudur.
• Temel terzilik öğretisi kısa boylu vücut yapılarında kısa, uzun boylu vücut yapılarında ise uzun ceket boyunun kullanılmasını söyler.
• Ceketin boyu kalça kıvrımlarını tam olarak kapatırken, bacaklarda da gereken uzunluk hattını sağlayabilmelidir.
• Ceketin üzerindeki bel düğmesi bir eksen görevi görür ve doğal bel hizasının 1,5 cm altında olmalıdır.
• Bel düğmesi yukarı konumlandığında üst gövdenin boyunu kısaltarak; aşağı konumlandığında da bacak boyunu kısıtlayarak görünümü denge dışına itecek ve olumsuz olarak etkileyecektir.
• Moda akımlarının ceket üzerinde oynadıkları unsurların başında “boğaz” olarak tabir ettiğimiz, ceketin üst yakası ile alttaki dışarıya dönen “klapaları”nın kesişerek ya bir kesik ya da sivri bir tepe oluşturdukları bölümdür.
• Bu kesinlikle modanın değil, vücudunuzun gereksinimlerine göre belirlenmelidir. Boğaz, kısa boylu erkeler için mümkün olan en üst noktada durmalı ve boy uzadıkça da köprücük kemiği hizasına kadar indirilmelidir.
• Bir diğer dikkat edilmesi gereken, ceket klapalarının genişliğidir. Bunda da yine kılavuz moda akımları değil de vücudun kendisi olmalıdır. Omzun genişliği ceketin klapa genişliğini belirler. Klasik form kurallarında klapa genişlikleri 8,5 ila 10,5 cm arasında alınır.
• Bu oranlamalar izleyen gözün, giysilerin üzerinden yumuşak bir geçişle yüze yönlenmesi açısından son derece önemlidir.
• Ceketin kol kesimi omuz başından el bileğine kadar kesintisiz olarak uzanmalı ve bele çarpmayacak kadar bir genişlikte biçimlendirilmelidir.
• Uygun kesimli ve iyi biçimlendirilmiş kollar ceketin görünümüne büyük bir zarafet katar. Ceketin kol boyu el bileğini örtecek kadar olmalı ve altından gömlek manşetinin bir şerit halinde görünmesine izin vermelidir. Bu erkek giyiminde bir şıklık göstergesidir.
• Takım elbise pantolonlarında aranması gereken ilk özellik, ceketin oluşturduğu hattı izleyen ve silueti tamamlayan bir kesime sahip olmasıdır. Bunun için de pantolon belinin vücut üzerinde doğru konumlanması gerekir.
• Pantolon belinin doğal bel ile kalça arasında kalmaması gerekir. Bunun olması bacak boyu acısından bir felaket yaratır.
• Takım elbise, çevrelediği gömleği, izleyenin gözünde odak noktası haline getirir, gözün buradan yüze yönlenebilmesi için, gömlek seçiminde ilk dikkat edilecek olan, gömlek yakasının “yüz” ile uyum içinde olmasıdır.
• Bu uyumu en pratik şekilde sağlamak adına bilinmesi gereken kural yaka formunun yüz formu ile bir zıtlık oluşturmasıdır; ancak ebat olarak da yüz küçüldükçe yakanın ebatları da buna uygun olarak kısıtlanmalıdır.

Kravat:
• Ceket klapalarının genişliği kullanılacak kravatın genişliğini belirler, kravat bağlandığında üstte kalan alt ucun en geniş yeri ceketin klapa genişliği kadar olmalıdır.
• Kravatın estetik olarak sırrı düğümünün gömlek yakasının oluşturduğu ters “V” ile uyumlu olarak atılmasında yatar.
• Etkinin artması için düğümün ortasından aşağı doğru uzanan bir kıvrım yaratılmalıdır. Bu aynı zamanda tarza hâkim olunduğu hissini yaratır.
• Oran açısından kravat uzunluğu üstte kalan alt ucun en geniş kısmının pantolon kemerinin üst sınırına denk getirilmesi idealdir.

Mendil:
• 1930’lu yılların iyi giyinen erkeklerinin mendilsiz fotoğraflarına rastlamak pek de mümkün değildir. Çoğu erkek için işlevini kaybetmiş gibi görünür ve çekinilirse de, cep mendili gibi basit bir aksesuarı nasıl kullanacağını bilmeyen erkek asla “zarif” sayılamaz.
• Mendil sadece süsleyici bir aksesuar değildir. Oran konusunda mendilin yarattığı doğal bir etki vardır ve bunu doğru olarak uygulamanın yolu uçlarının düzensiz olarak yukarı doğru bırakılarak kullanılmasıdır.
• Böylelikle izleyen göze yol gösterici olur ve aynı zamanda da ceket klapasını yankılayıp üst gövde ve göğse genişlik katar.

Paça:
• En altta kalan bölgede estetiğin sağlanması ve bütünün tamamlanması açısından klasik form anlayışında kilit kural, pantolon paçanızın ayakkabınızın 2/3’lük kısmını örtmesi ve tek bir kırım yaparak ayakkabının üzerinde durmasıdır.
• Bu, klasik form anlayışının olmazsa olmazlarından biridir. Takım elbise için en uygun ayakkabı modeli yuvarlak ya da çok hafif köşeli modellerdir.
• Eğer paçalarınız düz kapanış ile tamamlandıysa ayakkabı tabanınızın ince ve eğer paça kapanış tercihiniz yapılı (duble) paça yönünde ise de tabanın daha dolgun olması gerekir.

Erkek giyiminde kişiye özel hizmet anlayışı nereden kaynaklanıyor?

Bunu belki erkeklerin giyim zevkinin olgunlaşması olarak bir yere kadar açıklamak mümkün olabilir. Ama asıl nedenleri yeni bin yılın başlarında erkekler görüntünün sağladığı gücü keşfetmeleri, giyimlerinde kendilerine bu gücü hissettiren takım elbiselerinin de en az arabaları, saatleri ve şarapları kadar başarı tılsımı dolu olmasını arzu etmeleri ve paranın satın alabileceği en iyi terzi işi takım elbiselere yönelmeleri olarak sıralamak mümkün. Günümüz markalarının müşteri odaklı satış politikaları bu talep karsısında “özel dikim” organizasyonlarına yönelmiş ve 1930’larin centilmenlerinin en büyük ideali olan, bir sınıf bilincini yansıtan terzi elinden çıkma takım elbiselere dönüşü başlatmış. Erkek giyimi bir sanattır, sanat el işçiliğidir ve el işçiliği en yüksek değerdir.

Kişiye özel dikimde de bir moda anlayışı var mıdır?

Tasarımcılar ve markalar modayı şekillendirirlerken belirli renkleri ön plana alırlar ve model geliştirmelerinde de belirli oranları benimseyerek bunları ortalamalarda planlarlar. Oysa her vücut birbirinden farklıdır. Dolayısıyla gereksinimleri de birbirinden farklıdır. Kişiye özel dikim bu vücutların gereksinimlerini tam ve eksiksiz olarak karşılamak amaçlıdır. Bu nedenle kişiye özel dikimde geçici moda akımlarının yerini tarz sahibi giyinmek alır.

Tarz sahibi nasıl giyinilir?

Öncelikle fiziksel özelliklerin giyim öğelerine yansıtılabilmesi gereklidir. Tarz sahibi giyinmek doğuştan gelen bir yetenek olmamakla beraber, çalışmayla gelişmeye açık ve edinilebilir bir yetenektir. Kişisel tarzın oluşturulması iki temel kavram üzerinde yapılandırılır ve bir üçüncüsü ile de gelişir. İlk ve önemli kavram renklerin kullanılmasıdır, ikincisi kişisel vücut oranlarının giyime dahil edilmesidir. Tarzın gelişimini sağlayan ise desenleri kullanabilme becerisidir.

İyi haber, gömleğimin siparişini verdim. Bayanların anatomisine uygun olarak onlara özel gömlek dikimi de yapılıyor bu tarz yerlerde… Mutlaka uğrayıp, özel dikim bir elbiseye sahip olmalısınız.

Kaynak: Namık Gökçeer-MILORD Style House

Back-Up Stil ve Alışveriş Danışmanı Tülin Kermen yazdı…

Yorum Yazın